Carpe Diem Serisi

Vampirler, Cadılar, Hayaletler ve Başka Bilinmeyenler / Kerem Toprak
Böööööö!!! N’oldu? Korkmadınız mı?!
Korkmazsınız tabi. Çünkü elinizde tuttuğunuz bu kitabı henüz okumadınız.
Bu kitapta kan grubu ayırt etmeyen vampirlerin, bastığı yeri titreten devlerin, ne kadar dudağı varsa havaya doğru büzerek “Aauuuu!” diye uluyan kurt adamların, kollarını havaya kaldırıp gözlerini belirterek yürüyen zombilerin, oraya buraya uçuşan hayaletlerin, kısacası şu ana kadar “Tu destur!” dediğiniz bütün öcülü böcülü mevzuların gerçek öyküsünü okuyacaksınız.
Ayrıca kimlerin kara büyü yaptığını, abrakadabra sözünün ne manaya geldiğini, cadılığın hiç de öyle sadece yellozluk alameti olmadığını öğreneceksiniz.
Bırakın, aklınızın kapıları gıcırdayarak ardına kadar açılsın. Sakın yağlamaya kalkmayın. Çünkü şu ana kadar merak ettiğiniz tüm bu gizemli mevzuların sırrı, bu kitabın içindeki gıcırtılarda saklı...
Şimdi, emrivaki gibi olmasın ama kitabın arkasını okumayı bırakıp kapağını açın ve sarmaşıklarla çevrili eski bir evin mezarlıklı bahçesine ilk adımınızı atın. Çünkü sadece bu kitapta yaşayan bir adam, başkasına sorduğunuzda “Saçmalama bee!” dedirtecek tüm sorularınızın cevaplarını bir bir vermek için, sallanan sandalyesinde oturmuş sizi bekliyor
Hadi bakalım, kapıya usulca yanaşıp, tokmağını yankılı yankılı “Takk! Takk! Takk!” diye vurun. Görünmeyen birinin “Gıcıığğrtt!” diye açtığı kapıdan yüzünüze vuran serin ve küf kokulu bir rüzgârla beraber içeri buyurun. Hoş geldiniiiizz!!! Ha ha ha ha ha haa!!!
Size Katılıyorum Ama Gülmekten
One minute’nizi rica ediyorum sayın okurlar!
Hayatının dublörü olmaktan bıkanlar, hakkımı yediler diye dert yananlar, dizilerle yatanlar, tekrarıyla kalkanlar, favori yarışmacıya SMS atanlar, Rambo’yu marketin çırağına benzetenler, vahşi Batıyı çok yahşi bulanlar yahut hepsine birden “Amaaan banane! Mesai bitse de, eve gidip çizgili pijamamı giysem.” diyenler, size sesleniyorum.
Minareden at beni, in aşağıya tut beni gibi abidik gubidik ricaları olanların, söğüt dalına ruhsatsız yuva yapmış mandanın, komşuyla muhabbete dalıp ocaktaki yemeğin dibini tutturanların, köprü altı duvarlarına sprey boyayla kalp çizenlerin, raconu bir ters bir düz örüp giyenlerin, kepekli ekmek kilo yapmaz diye fırınıyla beraber yiyenlerin mizah ile izah edilmiş hallerini okuyacaksınız bu kitapta…
Topraktan yaratılmış insanoğlunun her an çamurlaşabileceğini düşündürüp, karga her gak deyişinde dala çıkıp bakmamayı öğreten, ağır mevzuları aklınıza bir tüy hafifliğinde kaldırtmayı hedefleyen bu kitap, size kendini okutmak için adeta gözünüzün içine bakıyor.
Meşhur Malkoçoğlu’nun bu kitabı okuduktan sonra ömrünce surdan sura atladığı, ünlü astronot Neil Armstrong’un bu kitabı okur okumaz, bu dünya artık bana dar deyip soluğu Ay’da aldığı da kafadan atılmaktadır. Hatta Einstein’ın bile “Evet, bu kitabı okuduktan sonra zihnim açıldı.” dediği hayal meyal şey edilmektedir.
Haydi, lafı uzatıp sakız etmeyelim. Bu kitapla aranıza daha fazla girmeyelim. Nazar etmeyin ne olur, okuyun sizin de olur. Bilmem anlatabildi mi?
Bi'şey Söylicem Ama Gülmek Yok
Sokakta yürürken bir televizyon muhabiri size pat diye mikrofon uzatıp “En son ne zaman delirdiniz, ağladınız, sevindiniz, merhamet duydunuz, şımardınız, sevdiniz, acıdınız, sinirlendiniz, gözünüzden yaş gelene kadar güldünüz?” diye sorarsa, bu soruların cümlesine birden “Mine Sota’nın son kitabını okuduğumda.” diye cevap verebilirsiniz. 
Bir ömrü bir güne sığdıran bir kelebek gibi, hayattan hayata konan bu kitap size “Aman çimlere basmayalım, aman turistlere iyi davranalım, vergimizi de ödeyelim…” dışındaki iyilikleri de hatırlatacak, hatırlatmakla da kalmayıp içinizde, herkese merhamet etmek, yamuk yaptıklarımızdan özür dilemek, efendime söyleyeyim, sokağa fırlayıp çevrede dolaşan insanları “Hepinizi çook seviyorum, canlarım benim!” diye sımsıkı kucaklayıp çay ısmarlamak, keçi gibi ağaçlara tırmanıp erik toplamak, ıslık çalarak su birikintilerinde zıplamak gibi istekler de doğuracaktır. 
Herkesin şikâyet edip kimsenin ayrılamadığı şu canına yandımının dünyasının kaç bucak olduğunu, bilimsel olarak değil milimsel olarak açıklayan bu kitabı okuyup cümle dertlerinizin üzerine üfleyin gitsin. Stresle sıkılmış tüm vidalarınız gevşesin, çocukluğunuz içinizden size bakıp muzipçe gülümsesin, sizi gören herkes “Yok yok, sende bir haller var, vaaarr…” desin, üzüntü, tasa, içinizi sıkan ne varsa bitsin…
Keyifli keyifli okumalar, okudukça kıkır kıkır gülmeler, güldükçe güzelleşmeler… Hadi bakalım.
Ben Adamı Tipinden Tanırım
Bu kitapta ne tipler var ne tipler… Öğrenci tipleri… Öğretmen tipleri… Âşık tipleri… Anne-baba, karı-koca, komşu tipleri… Dinledikleri müzik türüne, mesleklerine, çağlara göre tipler… Türk tipi… Psikolojide tipler… Nesli tükenen insan tipleri… Tipitipler… Hadi, tipler içinden kendine bir tip beğen… Şöyle diyebilirsin, “Ben kimseye benzemem.” Evet, elbette özgünüz her birimiz, kendimiz olabildiğimiz ölçüde… Ama Âdem’in oğulları Havva’nın kızlarıyız… Yani akrabayız bir yerde… Şimdi söyle, tipik Anadolu çocuğu musun yoksa çılgın çocuk İso musun? Evde süt dökmüş kedi, dışarıda aslan mısın? İçi başka, dışı başka nar mısın? Biri sana ‘tam benim tipimsin’ dese ne yaparsın. Tertipli misin, Antepli misin? Depresif misin, agresif misin? Bil bakalım sen kimsin…
Sır Tutabilir misin?
Usta yazar Metin Celâl'in kaleminden...
Bu kitap masal diyene masaldır, kendini “gerçek”leştirmek isteyene gerçek… Bu kitap öykü öykü hayattır, ki bu öyküler aklı diri tutar, yüreği sıcak… Bu kitabı herkes okur ama herkes okuyamaz!
Bu kitabı herkes anlar ama herkes anlayamaz! Ümit edilir ki, bu kitabı okuyan kişi beğenip sevdiklerine de okutsun... Ümit edilir ki, hakikati arayan kişi bu kitapta kendini bulsun...
Büyük bilge Mevlana’nın hayattan süzüp Mesnevi’sine aldığı, insanlık tarihinde hiçbir zaman eskimeyen, yüzyıllardır her çağda okuyanların yaşamlarına yön veren bilgelik öykülerini edebiyatımızın önemli isimlerinden Metin Celâl derledi.
Bunlar, kimine göre Şark masalları, kimine göre gerçek hayat hikâyeleri... Kıssadan hisse çıkarmayı bilenler ve hayatın fısıltılarına kulak verenler için… 
Seni Seven Biri Var!
Kollarını iyice açarsan, yalnız kalmazsın… Umudunu kırmazsan hiç, kanatsız uçarsın… İnandığın gibi yaşarsan, asla köle olmazsın… Kendini bulursun, gerçeği her aradığında… Ve hayatı anlarsın,  bir çiçeği anladığında… Kalbini sıcak tutarsan, yanmazsın… Okumayı bilirsen, bir kitapsın sen aslında…
Her Şey Ânını Bekler!
O aslında gerçek bir insan değil, bir kitap karakteri… Genç, okumayı seviyor, felsefeye meraklı, yazar olmak istiyor… Bu kitabın yazarıyla aralarında bir anlaşma yapıyorlar ve kitabı birlikte yazmaya karar veriyorlar… Hem ilginç, hem keyifli hem de bilgelik dolu bir kitap…
Bu Kitabı Yalnız Kızlar/Erkekler Okusun
Bir kız ne der, ne demek ister... Kız milleti... Bir kızla tanışma yöntemleri... Erkeklerde kızları en çok etkileyen şeyler... Kurallar ve bayanlar... Kızların tercih ettikleri erkek tipleri... Erkeklere verilmesi gereken kurslar... Erkekleri çıldırtan 10 soru... Erkekler ne isterler... Meyveler ve erkekler... Bilgisayarlar erkektir, çünkü... Evde kalmamak için 10 yol... İyi ki bayanım dedirten şeyler... Kızlar ve erkekler hakkında daha neler neler…
Konuş Benimle Angel
Genç bir kızın, kendi ağzından anlatılan sürükleyici ve etkileyici hikâyesi... Sade bir dille kaleme alınmış olan bu roman aslında bir çeşit bilgelik kitabı... Özgürlüğü ve onu elde etmenin yolunu anlatıyor bu kitap. Kim buna ilgisiz kalabilir ki!
Maya
Maya, olağanüstü güçler taşıdığının farkında değildir. Pek çoğumuz gibi… Her şey, Maya’nın Sonsuzluk Şehri’nden gelen ve sıra dışı bir adam olan Noah ile tanışmasıyla başlar. "Zamansız" bir yerdir Sonsuzluk Şehri. Gizli bir kum tinin içinde Zamanın Kumları devamlı akmaktadır. Kumlar’ın tükenişi insanlığın sonunu mu getirecek? Büyük kehanet nedir? Gölge Savaşçıları kimlerdir? Bütün bu soruların cevapları Maya’nın hayatını nasıl değiştirecek? Çocukluktan genç kızlığa geçtiği bir dönemde Maya’nın yaşadığı olağanüstü bir serüven ve gerçek arkadaşlığın anlamını işleyen fantastik bir roman… İyilik ve kötülüğün içimizdeki gizli savaşı…
Seni Sana Bırakamazdım!
Farklı olmak mı istiyorsun, öyleyse kendin ol. Çünkü her insan özgündür, fakat pek az insan kendisi olmayı göze alabilir. Soruların cevap bekliyor. Ruha batmış dikenlerdir sorular. Seni rahatsız ediyor. Canını acıtıyor. Çöz onları! Çözmek rahatlamaktır. Düşünmeden yaşamaksa, yaşamamaktır...
Sonsuz Hayat Seni Bekliyor!
Zeki bir insansın sen… Okuyan, düşünen, hayatın anlamını kavramak isteyen… Sıradan biri olmak istemiyorsun. Soruların var. Biliyorum, bazen dünyaya bile sığmıyorsun… Ruhunun kanatları gökyüzüne değiyor… Senin dilinden konuşacak, senin gibi özgür bir kitap lazım sana… Ne dersin, bana iyi arkadaş olabiliriz gibi geliyor…
Durdurun Dünyayı İnecek Var
Biraz acı, biraz tatlı… Biraz aynı, biraz farklı… Biraz deli, biraz dolu… Biraz eğri, biraz doğru… Sevgi desen var. Umut desen var. Gençlik desen var. Tepki desen var. Coşku desen var. Hayat gibi “kıssacık” yazılar… Şu “yuvarlak” dünyanın bin türlü düzenine bazen ayak uydurup bazen sıkılıyorsa canın… Tamam işte, al bu senin kitabın!
Hayat Sevince Güzel
Sıcacık, hayat dolu gençlik öyküleriyle, rengârenk yaşamların, eskimeyen sevdaların, çilek kokulu yılların ve küçük mutlulukların kitabı…
Sence Ben Güzel miyim / Sence Ben Yakışıklı mıyım?
Giyim tarzına göre erkekler… Güzelliğine güzellik kat… Erkekler için ‘şık’ tavsiyeler… Güzellik yarışması diyalogları… 700 yıl öncesinin güzellik ölçüleri… Erkekler niçin ve kimin için tıraş olur?.. Genç kızlara öneriler… Erkekler için küçük ipuçları… Ülkelere göre güzellik sırları… Kilo vermenin kolay yolları… Ruhu güzelleştirecek 70 güzel hâl… Bunları giyme, karizmayı çizdirme!.. İyi görünmek için ucuz ve basit yöntemler…
Kolay, Kısa Keyifli Felsefe
Aradığın felsefe kitabı... Kendine özgü mü olsun… Deli dolu mu olsun… Uçuk kaçık mı olsun… Biraz komik mi olsun… Güvenilir mi olsun… Kolay, kısa mı olsun… Keyifle mi okunsun? Eee tamam işte, kendisine bakıyorsun…
Sana Yeni Bir Dünya Gerek!
Oku! Hayatı oku... Kendini oku... Kâinatı oku... Kitabı oku... Gerçek dışı olan ne varsa hepsine meydan oku. Gerçeğe tutun, özgürleş. Sıradan biri olma. Dosdoğru ol. Yalana kanma. Yüzeyde kalma. Derinleştir düşüncelerini. Dinle! Hayat sana sesleniyor. Bak! Sana yeni bir mesaj geldi. Oku! Son kitap sana indi...
Kendine Bir İyilik Yap
Hayat bir sevdadır... Onu yaşa! Hayat bir hediyedir... Onu al! Hayat bir bilmecedir... Onu çöz! Hayat bir fırsattır... Onu yakala! Hayat bir şarkıdır... Ona eşlik et! Hayat bir bahçedir... Onu der! Hayat bir iyiliktir... Ona karşılık ver! Hadi, kendine bir iyilik yap. Bu kitabı oku... Çünkü... Biliyorsun, başkalarına yaptığın iyilikleri aslında kendine yapıyorsun...
Kolay, Kısa, Keyifli Edebiyat
Müjde!!! Bundan böyle hiç kimse sana “Bana edebiyat yapma kardeşim” diyemez… Çünkü bu kitabı okuduktan sonra canın her istediğinde, her yerde, rahatlıkla “edebiyat” yapabileceksin… Ünlü yazarların ilginç hayatları mı dersin,  hep duyduğun ama anlamını tam olarak bilmediğin kavramların kısa açıklamaları mı dersin,  bilinmezse olmaz kitapların isimleri mi dersin, ünlü şairlerin en meşhur mısraları mı dersin… İşte hepsi bu kitapta!
Kolay, Kısa, Keyifli Bilim
Bilimsel bilgileri şakalaştırmadan, şakalanabilecek kısımlarını da bilimselleştirmeden, kıvamında bir üslupla, bilimi ve adamlarını en eğlencelisinden, en sıkılmadan öğrenilesi haliyle anlatan bu kitap, kendini sana keyifle okutmak üzere programlandı… “Hem biliym, hem güliym” diyenlerdensen bu kitap tam sana göre…
Kolay, Kısa, Keyifli Psikoloji
Kitapçı kitapçı dolaşıp “bilmem kaç soruda psikoloji” kitapları aramak mı… Sınav öncesi 10 kiloluk bir kitabı bir gecede okumak mı… İlk derste hoca psikoloji bir ruh bilimidir deyince ikinci derse altı tane fincanla katılmak mı… Yoksa sana psikolojiyi sade bir dille, eğlenceli bir şekilde anlayacak bu kitabı bir solukta, severek okumak mı… Anladın sen onu…
Okuduğum En Güzel Kitapsın Annem
Bu kitap annen gibi güzel, annen gibi içten, annen gibi sıcak… Bu kitap yüzünü güldürecek belki… Belki içindeki çocuğu birazcık ağlatacak… Hani üşüsen üstünü örtebilecek gibi, yavaşça… Hani istesen canını verebilecek gibi, insanca… Hani o şarkıda dediği gibi: “Ağlama anne, benim için ağlama. Ben de herkes kadar aldım acılardan. Ağlama anne, benim için ağlama. Ben de herkes kadar yandım. Sen ne olur çocukluğumu sakla. Tek kalan o elimde,  avucumda...”
Bu Aşkın Gülen Yüzü/ Bu da Öteki Yüzü
Aşka dair ne varsa bu kitapta! Unutulmaz aşklar... Ünlülerin aşk mektupları... Aşk mesajları... Eski zaman sevdaları... Aşk sözlüğü... Aşk üzerine söylenenler... Aşkın belirtileri... Renklerin diliyle aşk... Gönül postası... Aşk büyüleri... Rumuz köşesi... Ah minel aşk... Aşk şarkıları... Aşk masalları... Aşk şiirleri... Aşk hikâyeleri... Ve “Bitti!”… Aşk hiç biter mi?
Cevabı Bilinmeyen Esrarengiz Sorular
UFO’lar gerçekten var mı? Dünyamız uzayda dev bir manyetik taklaya mı hazırlanıyor? Antik Petra şehri helak edilen Semud kavminin yurdu mu? Ölümsüzlüğün sırrı Voynich el yazmasında mı gizli? Zamanda yolculuk yapmak mümkün mü? Hacer’ül Esved kendisini ziyaret edenlerin kaydını mı tutuyor? Ruhun fotoğrafı çekilebilir mi? Tiwanaku Güneş Kapısı nereye açılıyor? Hepsi ve daha fazlası bu kitapta…
Da Vinci ve Saklı Not Defteri
Da Vinci’nin notlarından derlenen bu kitabı okuyanlar; onun dehasından oldukça etkilenecek, bazı şeyleri nasıl da yüzyıllar öncesinden bilebildiğini görüp “Vay be!” diyecek, gelecekte olacaklara dair yazdıklarından dolayı biraz ürperecek, “Ben de bir dahi olabilirim. Neden olmasın!” deyip gaza gelecek ve muhtemelen birçok cümlenin altını çizerek kitabı haşat edecekler. Ama en önemlisi, bu kitabı okuyanlar, bir dâhinin yüzyıllar önce aklından geçenleri okuyacaklar… Nasıl ama!
Her Bi' Şeyin İlginç ve Kısa Tarihi
Bu kitapta, yaşanmış büyük tarihi olaylardan ziyade, kendi çaplarında olay olmuş masum şeylerin ilginç tarihçeleri var. Bu kitap, tarih dersi fobisi olanların, tarihi sıkıcı bulup alerji kapanların bile rahatlıkla alıp okuyabilecekleri, hatta okurken yer yer gülebilecekleri bir merak gidericidir. “Her şeyi öğrendin, bir bu mu kusur kaldı!” diyenlere inat, keyifle ve ilgiyle okunacak bir kitap…
İlkler ve Enteresan Hikâyeleri
İlk kez perma yaptıran kadın yüzünden, ilk perma yapan berberin başına neler geldiğini… İlk otomobil hırsızının polise yakalanmadan tüyüp tüyemediğini… İlk eş bulma ilanını kimin verdiğini ve eş arama programına çıkmadan bunu nasıl yaptığını…  İlk takma dişleri kimin taktığını, fotoğrafı çekilen ilk insanın nasıl bir poz verdiğini ve daha neleri neleri bu kitaptan okuyup öğrenebilir, hatta çevrenizdekilere  “Ay çok ilginçmiş hakikatten. İlk kez böyle bir kitap okuyorum.” diyebilirsiniz.
Kâşifler ve Keşif Maceraları
Dikkat! Dikkat! Bu kitap için; merak avcısı, macera meraklısı, oturduğu yerden geçmişe gitmek ve dünyanın en önemli kâşiflerinin serüven dolu yaşamlarını öğrenmek isteyen, dünya gezegeninde doğmuş, ama tabi Türkçe bilen kâşif ruhlu okurlar aranıyor…
Mucitler ve İcat Öyküleri
Sinema makinesinden telefona, lokomotiften düdüklü tencereye, bisikletten fermuara, cep telefonundan uçağa kadar hayatımızı kolaylaştıran küçük, büyük şeylerin komik, momik öyküleri… Kim, neyi, nerede, ne zaman, nasıl bulmuş, hepsi bu kitapta! Belki senin de içinde bir yerlerde çılgın bir mucit vardır, bilemezsin, henüz bu kitabı okumadın ki…